16-11-2018 | Ana Sayfa | Ana Sayfam Yap | Sitenize Ekleyin | Künye | Foto Galeri | Video Galeri | Yazarlar | İletişim | Z. Defteri | RSS
Yeni Sayfa 1
ÜLKEMİZDE BASININ ÖZGÜRLÜĞÜ VAR MI?
Ramazan Tuncer

DEMOĞRASİNİN VARLIĞI BASININ ÖZGÜRLÜĞÜ İLE ÖLÇÜLÜR. Demokratik ülkelerde basının özgür olması tartışılmaz… Bu özgürlüğü kısıtlamayı da o ülkelerin iktidarları pek düşünmezler. Basın özgürlüğünün hür düşünceyi ifade ettiği ve demokrasinin ana kurallarından olduğu bilinir. Adı demokrasi olan ve iktidar gücünün egemen olduğu ülkelerde basın özgürlüğü göstermeliktir. Örnek bir ülke verilir mi bilmiyorum ama… Ülkemizde zaman zaman bunun sıkıntılarını yaşıyoruz. Muhabirin işi, diğer üst düzey çalışanlarına göre daha zor ve tehlikelidir. Zira muhabir en güzel fotoğrafı çekebilmek, en güzel görüntüyü alabilmek, olayları daha yakından takip edebilmek için, iki taraflı çatışma içerisinde, kavganın ortasında kendini bulabilir, nasıl bir tehlikenin içerisine girip, çıktığını çektiği fotoğrafı, görüntüyü izlerken ancak fark edebilir.  Muhabir haber almada fazla bir sıkıntı yaşamaz ancak, belge temininde ve aldığı duyumu doğrulatmakta zorlanır, sıkıntı yaşar. Özellikle de polis-adliye olaylarında doğrulatma, belgeleme sıkıntısı yaşanır. Polis-adliye olaylarında muhabirlerin çoğunda skaynır dediğimiz telsiz dinleme cihazları vardır, istihbarat buradan alındığı gibi, ikili ilişkilere bağlı da bilgiler gelir. Bu bilgileri doğrulatmak istediğiniz makamlara o an ulaşmanız, belgelemeniz zaman alır, muhabirin ise her saniye aleyhine işlemektedir. Bu hususta İlçede veya ilde mülki amirlere büyük ihtiyaç duyarız. Samimi dostluk ve  güven doğrultusunda ilgili kurum amirlerine teyit ettiren muhabir arkasına yaslanarak derin bir nefes alır ve tüm zorlukların bıraktığı stres ve yorgunluğu yenmiş sayar.  Muhabir akşam televizyon karşısına geçtiğinde veya ertesi gün gazete manşetlerinde yer alan haberlerine baktığında daha da keyif duyar. Hele bu haber kamu yararına bir yol izleyen haber ise değme keyfine.  Dünya senden haber alırken, sana kolaylık sağlayarak çalışmalarını kolaylaştıran devlet erkânları da en az bir muhabir kadar mutlu olur diye düşünüyorum. Zaman zaman canımız sıkan durumlar olur ama pek üstünde durmak. Senin birkaç cümle yazınla günlerce uğraşılan problemler bir çırpıda çözülür, kapalı kapılar açılır, onlarca insanımız faydalanır ama küçük bir hata veya aksi tesir yapan bir haberinde sana veryansın ederler, kıyameti koparırlar. Kendini ifade etmen çok zor olur. Oysa dün sana böyle olmayanlar birden bire saf değiştirerek farklı tavırla seni karşılarlar. Peki… Dünkü yaptığım güzel ve faydalı bir haber için neden bana teşekkür etmedin de bu gün kısmen sana dokunan için diş gösterdin diye sormamız gerekirken; aman boş ver diyerek üstüne sünger çekip gidiyoruz. Neyse sevgili okuyucularım, başınızı ağrıtmak istemiyorum. Bundan sonra dikkat edeceğimiz çok mühim hususlar var.  Sosyal açıdan, ekonomik açıdan, kültürel açıdan bizleri bekleyen çok mühim sıkıntılar var. Lütfen bu sıkıntılara karşı kendimizi hazırlayalım. İnsanlık ayıbı olur diye dünyaya şirin gözükmek isteyen iktidar sınır kapılarımızı açarak SOSYAL DENGENİN BOZULMASINA YÖNELİK İLK ADIMI ATTI. Dünya insanlık kıymeti biliyorsa dünyada cinayetler, dünyada katliamlar, dünyada insanlık ayıbının filmlerinin oynadığı ORTADOĞUYA neden at gözlüğü ile bakıyorlar? Avrupa’nın, dünya ülkelerinin utanması gerekirken bizler insanlık dramı diyerek kapılarımızı açarak sosyal dengeyi, ekonomik ve kültürel dengeyi bozarak kendi insanlarımıza zulüm yapıyoruz. Sınır ötesinde hazırlıkları yaparak, yardım çadırlarını kurarak insanlık ayıbını yene bilirdik. Sınır açmak çözüm değildir. Dünya olup bitenleri bizden iyi görüyor ve biliyor, ama insanlık ayıbı işlediklerini bildikleri halde yüzleri bile kızarmıyor. Küresel emperyalizmin zulüm izleri tarihe kara leke olarak geçse de insanlık uğruna başka milletlere kucak açan Türkiye bu acı izinde umarım nasibini almaz. Tarihler boyunca Ana vatan- baba vatan- yavru vatan diyerek her millete kucak açan bu ülke inşallah arkadan hançerlenmez.  Dileğimiz, devletimizin babacan tutumu- ana vatan anlayış kavramı Mevla’m tarafından mükâfatlandırılır. Ramazan Tuncer

Paylaşım :
Mail Yazdır Yorum Yaz 0 Yorum
21-09-2014 14:22 - 1451 Okunma
Ramazan Tuncer yazarın diğer yazıları [ Tümü ]
Gafletle İhanet 24-09-2014 tarihinde eklendi
ÜLKEMİZDE BASININ ÖZGÜRLÜĞÜ VAR MI? 21-09-2014 tarihinde eklendi
Emniyet Müdürüne Hoş Geldiniz Atışı mı yapılıyor? 11-09-2014 tarihinde eklendi
94 Yaşın Önemi 26-04-2014 tarihinde eklendi
2014 Seçim Sonuçları 14-04-2014 tarihinde eklendi
2014 Seçim 13-04-2014 tarihinde eklendi
Merkeze alınan Bilecik Valisi’nin Gözyaşı 21-02-2014 tarihinde eklendi
NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYEMİYORSA BANA NE.! 26-10-2013 tarihinde eklendi
Guinness RekorlarKitabı’na 04-10-2013 tarihinde eklendi
Ülkemizde Gizli Devrim mi oluyor..? 26-04-2013 tarihinde eklendi
Yazarlar Tümü
Selami Kurt
MÜSLÜMAN OLMAK ŞEREFTİR
Ramazan Tuncer
Gafletle İhanet
M.Akif CAN
Bu makama neden talip olursunuz?
Siz Olabilirsiniz
Misafir Yazarlar Tümü
Abdurrahman Dilipak
Fabrika ayarlarına dönmek
Alişan Kapaklıkaya
Şimdi o uyuyan GÜZEL
H. Celal Güzel
CHP'nin tarihî utancı
Yard. Doç. Dr. Kenan TAŞTAN
Oynanan hep aynı
16-11-2018 | Ana Sayfa | Ana Sayfam Yap | Sitenize Ekleyin | Künye | Foto Galeri | Video Galeri | Yazarlar | İletişim | Z. Defteri | RSS
Nurdagi Haber ® 2006 - 2012  
Sitede bulunun içerikler ve analizler kaynak gösterilerek alıntılanabilir Tasarım & Yazılım : Network Yazılım